Leman Kültür: ‘Kumbahçe Bir Kıyı Değil, Bodrum’un Dünyaya Açılan Yüzüdür”

Bodrum’da son günlerde Kumbahçe Sahilinde uygulanan 3’te 1 düzenlemesiyle ilgili sosyal medya ve basın yayın organlarında yer alan paylaşımlar üzerine doğan tartışmalarla ilgili Leman Kültür Bodrum işletmecisi Fikriye Erdoğan, açıklamalarda..

Leman Kültür: ‘Kumbahçe Bir Kıyı Değil, Bodrum’un Dünyaya Açılan Yüzüdür”
Yayınlanma: Güncelleme:

Bodrum’da son günlerde Kumbahçe Sahilinde uygulanan 3’te 1 düzenlemesiyle ilgili sosyal medya ve basın yayın organlarında yer alan paylaşımlar üzerine doğan tartışmalarla ilgili Leman Kültür Bodrum işletmecisi Fikriye Erdoğan, açıklamalarda bulundu. Erdoğan, tartışmaların hâlâ aynı noktada dönmesini üzücü bulduğunu belirterek “Mesele “halk burada denize girsin mi girmesin mi” tartışması değildir. Asıl konuşmamız gereken; Bodrum’u dünyaya nasıl gösterdiğimiz ve bu kentin merkezini nasıl bir vizyonla yönettiğimizdir.” dedi.

Kumbahçe’nin günü kurtaran tartışmalarla değil; estetik, düzenli ve kent kimliğini güçlendiren düzenlemelerle geleceğe hazırlanmasının önemine değinen Erdoğan, işletmelerle halkın karşı karşıya getirildiği süreçle ilgili de şunları belirtti:

*Kumbahçe artık klasik anlamda bir “plaj” değildir
“Bodrum’un Gümüşlük, Yalıkavak, Türkbükü, Bitez, Ortakent, Torba, Turgutreis, Gümbet, Aspat, Paşatarlası, İçmeler ve daha birçok bölgesinde yıllardır işletmeler, iskeleler, beach alanları ve halkın kullanım alanları bir arada bulunmaktadır.
Kaldı ki İçmeler Halk Plajı, Kumbahçe’nin hemen yanında yer almakta ve kamusal kullanım icin önemli bir alan sunmaktadır.
Kumbahçe ise artık klasik anlamda bir “plaj” değildir. Denize rahat girilemeyecek kadar taşlık, sahil olarak tanımlanamayacak kadar da şehir merkezindedir. Burası kruvaziyer gemilerinin misafir bıraktığı, turistlerin Bodrum’a ilk adım attığı, kentin vitrin yüzüdür.
Üstelik ilk kez bu yıl halk için geniş bir alan ayrılmış olmasına rağmen bu durum görmezden gelinmiş, metrelerce kullanım alanı bulunmasına rağmen “halk mağdur ediliyor” algısı yaratılmaya çalışılmıştır. Kentin gerçek yapısından uzak yorumlarla gündem oluşturulması ise düşündürücüdür.

*Denize girmek mi Bodrum’u izlemek mi?
Bugün oluşturulan algının gerçeği tam olarak yansıtmadığı açıktır. Çünkü bölgenin fiziksel yapısı nedeniyle insanların büyük kısmı burada denize girmekten çok; Bodrum’u izleme, manzarayı yaşama, vakit geçirme ve kentin atmosferini deneyimleme fırsatı buldukları masa düzenine sahip bir sosyal yaşam alanını tercih etmektedir.
Bu alanın estetik ve kullanım açısından modern iskele düzenlemeleriyle yeniden ele alınmasi artık bir ihtiyaçtır. Deniz yapısının taşlık olması nedeniyle iskele uygulamaları hem görünüm hem kullanım açısından daha doğru bir çözüm olacaktır.
Ayrıca işletmelerden rahatsızlık duyan küçük bir grubun oluşturduğu söylemlerle gerçek tablo birbirine karıştırılmamalıdır. İşletmeler için önemli olan; halkın ve misafirlerin tercihidir. İnsanlar şezlongda da otursa, havlusunu da serse, masada da vakit geçirse işletmeler faaliyetini sürdürür. Ancak bugün masa düzeni tercih ediliyorsa, bu doğrudan insanların kullanım alışkanlığı ve talepleriyle şekillenmiştir.

*Kumbahçe; özen, estetik ve şehir kültürü istemektedir
15 yıldır bölgede faaliyet gösteren bir işletme olarak şezlong hizmeti sunarken hiçbir zaman yeme içme zorunluluğu koymadık, şezlong ücreti almadık. Buna rağmen insanların tercihi çoğunlukla bu alanı yalnızca denize girilen bir yer olarak değil; Bodrum’u izleme, manzarayı yaşama, vakit geçirme ve kentin atmosferini deneyimleme fırsatı buldukları masa düzenine sahip bir sosyal yaşam alanı olarak kullanmak yönünde olmuştur.


Ancak tüm bu olanaklara rağmen bazı kişiler tarafından gün içerisinde kıyafetlerin şemsiyelere asıldığı, poşetlerle yiyecek taşındığı ve düzensiz görüntülerin oluştuğu kullanım biçimleri Bodrum’un merkezine ve dünya markası olmuş bir turizm kentine yakışmamaktadır. Bodrum’un kimliği birkaç kişinin tercihiyle bu hale gelmemelidir.
Çünkü burası herhangi bir kıyı köşesi değil; turistlerin en yoğun yürüdüğü, fotoğraf çektiği, Bodrum’u ilk gördüğü merkez noktadır. Bu alan; özen, estetik ve şehir kültürü istemektedir.

Bu özen hem yöneticiler, hem işletmeler hem de vatandaşlar tarafından ortak şekilde gösterilmelidir.
Bir evin nasıl misafire ayrılmış özenli bir salonu varsa, kentlerin de vitrin alanları vardır. Kumbahçe tam olarak böyle bir yerdir.
100 metrelik bu şehir merkezi; ne işletmelerle halkın karşı karşıya getirileceği bir alan, ne de sıradan bir kıyı hattıdır. Burası Bodrum’un dünyaya açılan kapısı, Türkiye’nin vitrin noktalarından biridir.”

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.