Memorial Bodrum Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. İncilay Üstündağ, sağlıklı bir toplumun inşasında çocukların fiziksel, mental ve duygusal gelişiminin büyük önem taşıdığını belirtti. Çocukluk ve ergenlik döneminde..

Memorial Bodrum Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. İncilay Üstündağ, sağlıklı bir toplumun inşasında çocukların fiziksel, mental ve duygusal gelişiminin büyük önem taşıdığını belirtti. Çocukluk ve ergenlik döneminde kazanılan sağlıklı yaşam alışkanlıklarının, bireyin tüm yaşamını ve toplumun geleceğini doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
Bir toplumun geleceği, yetiştirdiği çocukların sağlığı, karakteri ve ruhsal dayanıklılığı ile şekillenir. Güçlü bir toplum oluşturmanın yolu ise çocukların yalnızca bedensel olarak değil; duygusal ve zihinsel açıdan da sağlıklı bireyler olarak yetiştirilmesinden geçer. Çocukluk ve ergenlik yılları, bireyin fiziksel gelişiminin, kişilik yapısının, sosyal becerilerinin ve duygusal dayanıklılığının temellerinin atıldığı en kritik dönemlerdir.
Sağlıklı gelişim anne karnında başlıyor
Uzm. Dr. İncilay Üstündağ, çocuğun sağlıklı gelişiminin anne karnında başladığını belirterek, anne adayının dengeli beslenmesi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarına sahip olması ve stres yönetimini sağlayabilmesinin bebeğin gelişimini olumlu yönde etkilediğini ifade etti.
Doğum sonrasında bebeğe gösterilen sevgi, ilgi ve güven ortamının da ruhsal gelişimin temel taşlarını oluşturduğunu vurgulayan Üstündağ, özellikle ilk çocukluk döneminde çocuğun sevildiğini hissetmesinin ve kendini güvende hissetmesinin sağlıklı kişilik gelişimi açısından kritik olduğunu söyledi.
Fiziksel sağlık sadece hastalıktan korunmak değil
Çocukların fiziksel sağlığının yalnızca hastalıklardan korunmak anlamına gelmediğini belirten Üstündağ, sağlıklı büyümenin dengeli beslenme, düzenli uyku, yeterli hareket ve hijyen alışkanlıklarıyla bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini aktardı.
Gelişim çağındaki çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek ve zihinsel performanslarını artırmak için sebze, meyve, tahıl, süt ürünleri, yumurta ve protein kaynaklarını içeren dengeli bir beslenme düzenine ihtiyaç duyduğunu belirten Üstündağ, aşırı şekerli ve işlenmiş gıdaların çocuk sağlığını olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.
Hareketli yaşam çocukları güçlendiriyor
Teknolojinin günlük yaşamın merkezine yerleşmesiyle birlikte çocukların fiziksel hareket oranının azaldığını ifade eden Üstündağ, sporun yalnızca bedensel değil psikolojik gelişim için de önemli olduğunu söyledi.
Açık havada zaman geçirmenin, oyun oynamanın ve yaşa uygun spor faaliyetlerine katılmanın çocuklarda özgüven, disiplin, takım ruhu ve stres yönetimi becerilerini desteklediğini belirtti.
Mental sağlık en az fiziksel sağlık kadar önemli
Günümüzde çocukların akademik baskı, sosyal medya etkisi, akran zorbalığı ve gelecek kaygısı gibi pek çok stres faktörüyle karşı karşıya kaldığını belirten Üstündağ, ailelerin çocukların duygularını ifade etmelerine alan tanımasının önemine dikkat çekti.
Çocukların korku, kaygı ve üzüntülerini rahatça dile getirebilmesinin sağlıklı ruhsal gelişim için gerekli olduğunu vurgulayan Üstündağ, sürekli eleştirilen ya da duyguları küçümsenen çocuklarda özgüven kaybı ve kaygı bozukluklarının görülebileceğini söyledi.
Teknoloji kullanımında denge kurulmalı
Çocukların tamamen dijital dünyadan uzak tutulmasının günümüzde mümkün olmadığını ancak kontrolsüz ekran kullanımının dikkat dağınıklığı, sosyal izolasyon ve uyku problemlerine yol açabileceğini belirten Üstündağ, ailelerin bu konuda rehberlik etmesi gerektiğini ifade etti.
Aile içinde kitap okuma saatleri oluşturulması, ortak oyunlar oynanması, doğa etkinlikleri yapılması ve çocukların sanat faaliyetlerine yönlendirilmesinin dijital dünya ile gerçek yaşam arasında sağlıklı bir denge kurulmasına katkı sağladığını söyledi.
Ergenlik döneminde anlayışlı yaklaşım önemli
Ergenlik döneminin bireyin kimlik gelişiminde hassas bir süreç olduğunu belirten Üstündağ, bu dönemde çocukların fiziksel değişimlerin yanı sıra yoğun duygusal dalgalanmalar yaşadığını ifade etti.
Baskıcı ve aşırı kontrolcü tutumların yerine anlayışlı, destekleyici ve iletişime açık bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini söyleyen Üstündağ, sorunlarını ailesiyle paylaşabilen çocukların ileriki yaşamlarında daha sağlıklı sosyal ilişkiler kurabildiğini ve topluma daha faydalı bireyler olarak yetiştiğini belirtti.
Geleceğe yapılan en büyük yatırım
Sağlıklı bir toplum oluşturmanın yolunun sağlıklı çocuklar yetiştirmekten geçtiğini belirten Üstündağ, şu değerlendirmede bulundu:
“Fiziksel olarak güçlü, ruhsal olarak dengeli, özgüvenli ve mutlu bireyler toplumun huzurunu ve gelişimini sağlayan en önemli unsurlardır. Çocuk yetiştirmek yalnızca ailelerin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğudur. Sevgiyle büyüyen, kendini değerli hisseden ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanan çocuklar, geleceğin bilinçli ve üretken toplumunu oluşturacaktır.”
Ayrıca yaklaşan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla değerlendirmede bulunan Uzm. Dr. İncilay Üstündağ, sağlıklı çocuklar ve gençlerin güçlü bir ülkenin en değerli teminatı olduğunu belirterek, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe emanet ettiği bu özel günde, çocuklarımızın ve gençlerimizin hem bedensel hem ruhsal açıdan sağlıklı bireyler olarak yetişmesi, ülkemizin geleceği için büyük önem taşımaktadır” dedi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.